Emiş kolları, hareket edebilen ve operatörlerin esnek şekilde çalışmasına olanak tanıyan emiş ekipmanlarına verilen isimdir. Genellikle bir emiş davlumbazı, esnek hortum, yaylı veya hidrolik piston destek sistemi ve duvar, masa veya filtre bağlantı ekipmanlarından oluşur. Emiş kolunun uzunluğuna bağlı olarak belirli bir çap içerisindeki kirleticilerin ortama yayılmadan yakalanmasını ve uzaklaştırılmasını sağlar. Peki emiş kolları neden bu kadar çok tercih edilmektedir?
Emiş kollarının endüstride bu kadar yaygın kullanılmasının ve tercih edilmesinin en önemli nedeni, kirletici kaynağa mümkün olduğunca yaklaşabilmesidir. Kirletici kaynağa yaklaşmak, üretim süreci sonucu oluşan toz, duman ve yağ buharını uzaklaştırmak için gerekli hava debisinin azalması anlamına gelir. Bu durum doğal olarak daha kompakt bir filtre ünitesi ve daha düşük enerji tüketimi sağlar. Başka bir deyişle, emiş kolları ile çok daha düşük ilk yatırım maliyeti ve işletme maliyetine sahip sistemler kurmak mümkündür. Toz, duman ve yağ buharı gibi kirleticilerin uzaklaştırılması için gerekli hava debisi hesaplanırken davlumbaz tipine göre farklı formüller kullanılmaktadır.
Bu formüllerin ortak özelliği, emiş davlumbazı ile kirletici kaynak arasındaki mesafe arttıkça gerekli hava debisinin artmasıdır (bu artış karesel olarak gerçekleşir. Yani mesafe 2 katına çıktığında gerekli hava debisi 4 katına çıkar). Sabit davlumbazlar üretim operasyonları nedeniyle belirli bir mesafeye kadar yaklaşabilir. Aksi takdirde operatörün çalışma ergonomisini ve performansını olumsuz etkiler. Ancak kolaylıkla hareket edebilen emiş kolları sayesinde, operasyon sırasında değişen çalışma hareketlerine uygun olarak emiş kolunun konumu değiştirilebilir.
Emiş ekipmanlarının kirletici kaynak ile operatör arasında konumlandırılması son derece önemlidir. Aksi takdirde kurulan sistem operatörü koruyamaz ve operatörün ek koruyucu önlemler alması gerekir. Emiş davlumbazının kirletici kaynak ile operatör arasına konumlandırılamadığı sistemlerde, toz toplama ve duman emiş sisteminin amacı operatörü korumak değil, kirleticinin çalışma ortamının diğer bölümlerine yayılmasını önlemek ve diğer çalışanları korumaktır.
Emiş kollarının en önemli dezavantajı, sabit davlumbazlara göre daha yüksek direnç oluşturmalarıdır. Başka bir deyişle, emiş fanı emiş kolu kullanılan sistemlerde daha yüksek basıncı karşılayabilecek şekilde tasarlanmalıdır. Aksi takdirde istenilen hava debisi sağlanamaz.
Esnek hortum yapısı nedeniyle sistem tasarımcıları için sabit davlumbazlar öncelikli tercih olmaktadır. Sabit davlumbazlarla çözülebilecek sistemlerde emiş kolları tercih edilmez. Ancak gerçek hayatta bu durum oldukça nadir olduğundan, çoğu proseste emiş kolları ile karşılaşılmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği gibi, uygun bir çözüm sabit davlumbazlarla sağlanabiliyorsa emiş kolları tercih edilmez. Sabit davlumbazların en önemli problemi, kirletici kaynağa yeterince yaklaşamamalarıdır. Bu nedenle dağılmış toz ve dumanı yakalayabilmek için çok daha geniş kesit alanına sahip olmaları gerekir. Bu durum gerekli hava debisini artırır ve daha yüksek enerji tüketimine sahip daha büyük bir toz toplama sistemi ihtiyacı doğurur. Ancak sabit davlumbazlar kirletici kaynağa yakın konumlandırılabiliyor ve kesit alanı nispeten dar tutulabiliyorsa, emiş kollarına göre daha çok tercih edilir.
Bunun dışında, emiş kolunun konumunun sürekli değiştirilmesi gereken durumlar da olabilir. Örneğin büyük parçaların kaynaklandığı proseslerde, kaynak pozisyonu sürekli ve hızlı şekilde değişir. Bu durumda operatör emiş kolunun konumunu sürekli ayarlamak istemez. Ne sabit davlumbazların ne de emiş kolları gibi hareketli sistemlerin çözüm olamadığı durumlarda ise genel salon havalandırması (General Hall Ventilation) devreye girer. Genel salon havalandırmasının temel amacı operatörü korumak değil, aynı havayı soluyan diğer çalışanları korumaktır. Bu nedenle kaynak operatörünün ek güvenlik ekipmanları (örneğin hava beslemeli maskeler) kullanması gerekmektedir.